İçeriğe geç

Glyho ne zaman bölündü ?

Glyho Ne Zaman Bölündü? Bir Genç Yetişkinin İçsel Çelişkileri ve Komik Anlatımı

Glyho ne zaman bölündü? Gerçekten de bu soru insanı düşünmeye sevk ediyor. Hadi, durun bir saniye… Bu ne demek, ne zaman bölündü ya da neden bölündü? Yani, belki de aslında biz de hiç bölünmedik. Durun, şimdi her şeyin netleşmesine izin verin, başlıyoruz!

İzmir’de yaşıyorum. Hava biraz sıcak, ama fark etmiyorum çünkü içim zaten her zaman kaynar. 25 yaşındayım, işte şu dönemde hayatta her şeyi fazlasıyla düşünüyor ama bir yandan da her anı mizahla geçirmek isteyen tiplerdenim. Ne yapalım, yaşamak, yaşarken eğlenmek lazım. “Glyho ne zaman bölündü?” sorusu da işte böyle bir soruydu, tam bana göre! Bu soru her ne kadar tarihi bir soruya benziyor gibi dursa da, aslında arkasında biraz daha fazla espri var. Tabii, beni tanıyanlar bilir, bir yerde bana bir soru sorduklarında, ben hemen o sorunun içinde kaybolurum. Gecenin bir yarısı, “Glyho ne zaman bölündü?” sorusunu bana sorsalar, ertesi gün saat 3’te ben hala cevabını arıyor olurum. Çünkü, bunun arkasında bir şeyler var. Bunu bir şekilde çözmem gerek!

Hayatımın Karması: Düşünce ve Mizah Arasında Bir Yerde

Gerçekten, bazen düşünüyorum da… Hayatım bir Glyho gibi. Biraz karmaşık, bazen birleşiyor ama çoğu zaman bir şekilde bir araya gelemiyor. “Glyho ne zaman bölündü?” sorusunun ardında işte bu duygu var. Belki de bir şeyleri çok fazla düşünüp, ardından her şeyin bir anlamı olduğunu fark edememek. Yani, ben düşündükçe büyüyen bir karmaşa gibi. Bazen kendi düşüncelerim beni boğuyor. Bir yere giderken, acaba ne giysem, acaba birini yanlış mı düşünürüm, acaba bu şarkıyı mı dinlesem, yoksa başka bir şey mi? Bir an düşüncenin kollarına kaptırıp kaybolurum. Aynen Glyho’nun bölünmesinde olduğu gibi: karmaşa!

Ama her zaman eğlenmeyi ihmal etmiyorum. Örneğin, geçenlerde bir arkadaşım bana sordu: “Abi, niye bu kadar espri yapıyorsun?” Dedim ki, “Ya, düşünsenize! Her şey çok ciddi… O zaman hayat ne kadar sıkıcı olurdu!” Hemen ardından gülüştük. Tabii ki de çok derin felsefi bir mesele değildi ama… bir şeyler düşünmek gerekir değil mi? Tüm bu mizah arasında bir şeylerin gerçek olduğunu hep hissettim. Bunu da, bir şekilde size anlatmak istiyorum!

Glyho ve Ben: Her Şey Bir Arada, Birbirine Karışmış Bir Karmakarışık

Daha fazla kafanızı karıştırmadan, biraz komik bir hikaye ile başlamak istiyorum. İzmir’de arkadaş ortamında bir akşam, herkes bir yere toplanmıştı. O an arkadaşım Kaan, bizim alkol tüketiminin bir noktada farklı seviyelere gelmesinin ardından birden “Glyho ne zaman bölündü ya?” dedi. Gözlerim hemen Kaan’a döndü. “Ne diyorsun Kaan? Glyho mu, ne?” diye sordum. Kaan, birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra başını sağa sola sallayarak “Yok, bi’ şey… ‘Glyho’ diye bi’ şey duydum… O da belki bir tarihsel bir şeydi, değil mi?” dedi. Bu, tam olarak Kaan’ın söylediği gibi bir şeydi, ama tabi o an ben de pek anlamadım. Sonra etrafımdakilere döndüm, “Glyho’nun ne zaman bölündüğünü soruyor, arkadaşlar! Bunu bir çözmemiz lazım!” dedim.

Ve o anda işler çığırından çıktı. “Abi, neyi çözüyoruz?” diye sordu Hüseyin, “Glyho’nun bölünmesi ne demek, kimse anlamadı!” Herkesin kafası karıştı. Hatta Kaan, “Belki de bilinçaltımda varolan bir karmaşayı ifade ediyordur, bilemedim” dedi. Hepimiz güldük, ama bir yandan da herkesin içinde bir “Acaba bu doğru olabilir mi?” sorusu vardı. Ne zaman başlasak, bir soru sürekli dönüp duruyor: “Glyho ne zaman bölündü?”

İç Sesim: Glyho’yu Kim Bölüyor?

Ama bir de şu iç sesim var, ne yapacağım bu sesle? Şöyle bir düşünün. İç sesim, beynimle tartışıyor: “Glyho’nun bölünme zamanı, aslında hiçbir zaman tam olarak bölünmüş müdür?” İç sesin verdiği cevap, içimi kemiriyor. “Bölündü tabii ki. Çünkü bir şeyin bölünmesi için, önce bir bütün olmasına gerek yok. Yani, belki bir bütünlük hiç yoktu, bölünmesi de mümkün değildi.”

Aynı durum, bazen kafamda olan her şeyle alakalı. Her şey birleştirilebilir gibi geliyor, ama bir şekilde bir arada durmak çok zor. Bir insan, bir sosyal ortamda, bir ilişkinin içinde veya bir düşünceyle; acaba ne zaman ve nasıl bölünür? Her an, bir anda… Bu konuda düşündükçe, biraz daha karmaşıklaşıyor her şey. Sanki her şeyin bir başlangıcı ve bitişi var ama bunu hep geçici kabul ediyorum.

Sonuçta: Bunu Ciddiye Almalı Mıyım?

Peki, bana ne oluyor? Soruyu cevaplamak zorlaştıkça, bir parça daha mizah yaparak bir çözüm bulmaya çalışıyorum. Bazen gerçekten de kendimi bulamıyorum. Aslında bu soru, bir düşünme biçiminin temsilidir. “Glyho ne zaman bölündü?” sadece bana bir fikir yaratıyor, bir düşünce serüvenini işaret ediyor. Ne zaman başlar, ne zaman biter, kim bilir?

Kimi insanlar için sorunun cevabı, bir tarihsel dönemin çözülüşüdür. Ama bir İzmirli genci için, bu soru, “Ahh, ne güzel bir sohbet oldu” diyerek gülümsenen bir komik anı haline gelir. Bu da hayatın karmaşasına ne kadar uyum sağlayabileceğimizi gösteriyor. Yani, bir şeyin bölünmesi kadar, gülümsemek, düşüncelerle oynayıp eğlenmek de önemlidir.

Glyho, belki de hiç bölünmedi. Belki de hala bir arada, bizimle bir şekilde yaşıyor. Kim bilir? Ama her şeyin bölündüğü bir dünyada, belki de tek yapmamız gereken, her anı bu kadar kafaya takmamaktır.

Glyho, hayatımda beni en çok düşündüren, bir o kadar da eğlendiren bir soru oldu. Ama benim gibi birinin, her şeyde biraz mizah bulmaya çalışan birinin… işte bu soruya, doğru cevabı vermek ne kadar da zor. Tam da burada, durakladım ve düşündüm… belki de bölünmeden önce gülümsemek gerek!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresiilbet mobil girişilbet mobil girişbetexper giriş