Daire Net Metrekareye Balkon Dahil Mi? Evet, Hayatın Kendisi Bu Soru Gibi!
İzmir’de bir daire arayışı içinde olan biri olarak, önceki günlerde o kadar çok soru sordum ki, en sonunda “Daire net metrekareye balkon dahil mi?” sorusu bana değil, benden çıkmaya başladı. Bir düşünün, siz de ev almayı düşünseniz, “Acaba balkon dahil mi?” diye sorgulamaz mısınız? Hem ne bileyim, metrekare hesabı yaparken bir şekilde balkon da işin içine girmeli değil mi? Sonuçta orada bir gözleme yapmıyor muyuz, bazen sabahları kahvemizi içmiyor muyuz? Hadi gelin, bu soruyu, hem İzmir’deki taşınmaz dünyasında hem de bizim gündelik yaşantımızda nasıl komik bir hal aldığını inceleyelim.
Balkon ve Metrekare: Birbirini Sevmesi Gereken İki Kavram!
Hepimiz biliyoruz ki, bir daire aldığınızda net metrekare hesabı size öyle bir yapılır ki, yatak odasının “gerçekten” ne kadar büyük olduğunu bir türlü kavrayamazsınız. İşin içine balkon girince, durum biraz daha karmaşıklaşır. Balkon dahil mi diye sorarken, aslında evin her karışını ne kadar sevdiğinizi de sorguluyorsunuz.
Bir gün arkadaşım Elif’le, yeni bir daire bakma kararı aldık. İzmir’in Çankaya Mahallesi’nde, çok tatlı ama biraz dar bir daire gördük. Hemen fiyatı sorduk tabii. Daireci bize metrekareyi söyledi, Elif bir an duraksadı:
Elif: “Bu metrekareye balkon dahil mi?”
Ben (içimden): “Yani bir balkon kaç metrekare olabilir ki, Elif? 5, belki 10… Ama gerçekten bu soruyu bana soruyor musun?”
Daireci ise, yüzüme bakıp bana böyle çok ciddi bir şekilde cevap verdi:
Daireci: “Hayır, balkon net metrekareye dahil değil. Sadece iç alan sayılır.”
Yani işte, bir balkonun da dahil olması gereken yerin dışında tutulduğunu öğrendik. Bunu duymak, bana bir şok etkisi yapmıştı. Evde, balkonumun bile hesabı var! Peki ya bu kadar yazlık bir şehirde yaşıyor olmamız? İzmir’de yazın balkon olmadan ne yapacak insan? Sadece içeri mi hapsolacağız?
Metrekare Hesapları ve Psikolojik Kriz
Balkon dahil mi sorusu, aslında hayatın ne kadar absürd olduğunu anlamamıza da yol açıyor. Gerçekten, net metrekare dediğimiz şey ne? Üzerinde birkaç parça eşya koyduğumuz bir oda mı, yoksa sürekli büyüyüp küçülen bir yer mi? Yani her metreyi içine katarak kendini büyüten, ama bir taraftan da sürekli geri giden, küçülen bir ev gibi… Bir nevi insanlar da böyle değil mi? Hani bazen içeride her şey yolunda, dışarıda her şey büyüyor, ama içerideki “metrekare” o kadar net ki, ne kadar sıkıştığınızı, daraldığınızı görüyorsunuz.
Bir diğer yandan, metrekare hesaplarını yaparken genellikle yalnız değilsiniz. Arkadaşlarınız size her daim “Burası çok küçük ya” diyerek moralinizi bozarlar. Oysa o daracık alanın içinde var olan hayat, oraya yerleşen anılar, sabah kahveleri, gece sohbetleri, hepsi o dar alanı bir şekilde kendi büyüklüğüne katar. Ama işte, o hesaplar… O kadar büyük bir baskı yaratıyor ki, bazen iç sesimle konuşuyorum:
İç Ses: “Evet, belki 10 metrekare küçük olabilir, ama bir kahve köşesi, bir kitaplıkla burayı çok seversin. Sadece dışarıda parkı biraz uzak, ne yazık ki…”
Bazen düşünüyorum, ya metrekareyi hesaplamak yerine, gerçekten sadece içerideki o havayı hissetmek lazım. Bir odada 25 metrekare varsa, ama dışarıdaki dünyanın genişliğini orada hissetmek mümkünse, o metrekare sayısı neyi ifade eder ki?
Balkonlu Hayatlar ve Geriye Dönüş
Eğer hala şüpheleriniz varsa, gerçekten de bir evin balkonunu net metrekareye katmamak, günümüz dünyasında çok yerinde bir karar mı? İzmir’de bir balkon, sadece dışarıdaki havayı almanın aracı değil, aynı zamanda sosyal alan. Hadi canım, kışın o balkona dışarıda bir battaniye atıp, sevgilinle, arkadaşlarınla, belki sadece bir bardak çayla dertleşmek değil mi? O yüzden bence balkon her zaman net metrekareye dahil olmalı!
Bir gün ofiste, Akın’la yine bu konuyu konuşuyorduk. O, bir ev almayı düşünüyor ve hep bu konuda araştırmalar yapıyor. Akın’a ne dedim?
Ben: “Ya Akın, bak, balkon net metrekareye dahil değil diye üzülme. Senin gibi bir insanın oturacağı bir balkon olmalı. Orada insanlar sohbet ederken belki 20 metrekare bile o kadar önemli olmayacak.”
Akın: “Ama 20 metrekare, daha fazla odanın olmasını sağlar! Neyse, belki bir dahaki sefere net metrekareyi balkonsuz alırım, kim bilir.”
Yani Akın’ın kafası karışmıştı ama ben de ona şunu söylemeden edemedim:
Ben: “Balkon, 20 metrekareye geçse de, senin sabah çayı içtiğin yer olur, unutma.”
Bazen gerçekten “balkon dahil mi?” sorusu, daha büyük bir metafora dönüşüyor. Hayat, balkonlu ve balkonlu olmayan kararlar arasında gidip gelmek gibi. Evet, her şey net metrekareyle ölçülüyor, ama bazı şeyler sadece anla anlaşılır.
Sonuç: Metrekare Saymak Yerine Yaşamayı Seçmek
Daire net metrekareye balkon dahil mi sorusu aslında çok daha derin bir meseleyi işaret ediyor: Ne kadar dar olursa olsun, nerede yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınız önemli. İzmir gibi sıcak bir şehirde, balkonun da dahil olduğu evler daha değerli, ama sonuçta yaşadığınız yerin, aldığınız kararların, aldığınız nefeslerin “gerçek” büyüklüğüyle hiçbir ilgisi yok.
O yüzden, “balkon dahil mi?” diye sorgulamak yerine, “İçeri nasıl bir yaşam sığdırabilirim?” diye sormak daha anlamlı olabilir. Evet, metrekareyi hesaplayın, ama asıl önemli olan, o metrekareyi nasıl doldurduğunuz. Gerçekten bir balkonun büyüklüğü, bir sabah keyfini daha değerli kılabilir.
Ve tabii ki, şunu da unutmayın: Balkon bir yaşam alanıdır, net metrekareye dahil olsa da olmasa da!