İçeriğe geç

Sivas Kongresi’nden çıkarılan gazetenin adı nedir ?

Bazen geçmişin tozlu sayfalarına bakarken, bir olayın ne kadar önemli olduğunu fark edemeyebiliyoruz. O kadar çok konu, o kadar çok yön var ki, bazen tarihsel gerçeklerin üzerine düşülen ışıltılar bile gözlerimizi kör edebiliyor. Bugün ise, tarih kitaplarında sıkça bahsedilen ama pek de tartışılmayan bir konuya değinmek istiyorum: Sivas Kongresi’nden çıkarılan gazetenin adı nedir? Bu, aslında sadece bir gazetenin adıyla ilgili bir soru değil, çok daha fazlasını sorgulayan bir tartışmanın kapılarını aralamak anlamına geliyor.

Sivas Kongresi: Sadece Bir Gazete mi, Yoksa Bir Dönemin Yansıması mı?

Sivas Kongresi, Kurtuluş Savaşı’nın önemli dönemeçlerinden biriydi. 1919 yılında, vatanın dört bir yanından gelen temsilcilerin toplandığı bu kongre, sadece bir siyasi karar alma mekanı değildi; aynı zamanda halkın sesini duyurmak, ulusal birliğin sağlanması adına güçlü adımlar atmak için bir fırsattı. Peki, o dönemde çıkan gazete gerçekten bu tarihi olayın gerekliliğini, önemini ve özgürlük mücadelesinin ruhunu yansıtabildi mi?

Sivas Kongresi sırasında çıkarılan gazetenin adı “İrade-i Milliye”dir. Anlamı, “Millî İrade”dir. Bu gazete, kongrenin kararlarını duyurmak, halkı bilgilendirmek ve milli mücadelenin sesini daha geniş kitlelere duyurmak amacıyla yayınlanmıştır. Ancak bu gazetenin adı kadar, içerdiği mesajların ne kadar etkin ve gerçekten halkla ne kadar güçlü bir bağ kurabildiği de tartışmalıdır.

“İrade-i Milliye” ve Millî Mücadele: Gerçekten Halkla Bağ Kurabildik mi?

Her şeyden önce, gazetenin adı “Millî İrade” olsa da, bu gazetenin halkla gerçek bir bağ kurduğunu söylemek ne kadar doğru? O dönemde sadece sınırlı sayıda okur-yazar insan vardı. Gazetenin içeriği, çoğunlukla entelektüel kesime ve idarecilere yönelikti. Peki, bu gazetenin halkı bilinçlendirmek ve onları milli mücadeleye daha etkin bir şekilde katmak adına gerçekten ne kadar başarılı olduğunu sorgulamak gerekmez mi?

Gazete, bir taraftan milli mücadelenin bayrağını dalgalandıran bir araç olmuş olabilir. Ancak öte yandan, bu gazeteye ulaşan ve içeriklerini sindiren insanların çoğu, zamanın toplumsal yapısında, daha çok entelektüel ya da eğitimli bir kesimden oluşuyordu. Gazetenin kitlesel etki yaratıp yaratmadığı ise şüpheli bir konu. Bu noktada, yalnızca sembolik bir anlam taşıyan bu gazete, halkla ne kadar güçlü bir diyalog kurabildi? Gerçekten millî iradeyi halkın içine sokabildi mi?

Sadece Bir Propaganda Aracı mıydı?

Tartışmaya biraz daha derinleşelim. “İrade-i Milliye”, millî iradeyi yüceltmek adına çıkarılmış bir gazeteydi, peki bu gerçekten halkı harekete geçiren, özgürlük mücadelesinin ruhunu taşıyan bir yayın mıydı? Yoksa sadece dönemin siyasi elitlerinin kontrol ettiği, propagandayı amaçlayan bir araç mıydı?

Dönemin önde gelen isimleri tarafından çıkarılan bu gazete, milli mücadeleyi savunsa da, halkın doğrudan katılımını sağlayacak bir mecra yaratmadı. Bu, başlı başına bir çelişki. Çünkü milli mücadelenin özünde halkın gücü vardı. Ancak bu gazete, halkın, köylünün ya da işçinin sesini duyurmak yerine, daha çok üst sınıfın ve bürokratların sesini yansıtıyordu.

Sizce bu gazete, Sivas Kongresi’ndeki gerçek amacına hizmet edebildi mi? Bir yanda halkın direncini simgeleyen millî irade, diğer yanda sadece entelektüel bir kesimin dilinden çıkan bir gazete; bunlar gerçekten birbirini nasıl tamamlıyordu? Bu sorulara verilecek cevaplar, yalnızca bir gazetenin tarihi rolünü değil, aynı zamanda milli mücadelenin kendisini sorgulamamıza da neden olmalı. Bu yazıda gündeme getirdiğimiz konuyu siz de tartışmaya açmak ister misiniz? Yorumlarınızı bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresiilbet mobil girişilbet mobil girişbetexper giriş