Kelimenin Işığında: Göz Tembelliği Üzerine Bir Edebi Yürüyüş “Bir bakış, bin kelimeden fazlasını anlatır.” Edebiyatın büyülü dünyasında bakış, yalnızca bir eylem değil, bir anlam üretme biçimidir. Göz insanın ruhuna açılan pencere olarak kabul edilirken, bu pencerenin birinin ardında sisler dolaşıyorsa, anlatı da bulanıklaşır. Göz tembelliği —tıpta “ambliyopi” olarak bilinen bu durum— işte o bulanıklığın bedensel karşılığıdır. Ancak biz bu yazıda, kelimelerin gücüyle bu bedensel meseleyi ruhun tembelliğine, algının ihmalkârlığına ve görmenin edebi derinliğine doğru çevireceğiz. Bakmanın Sorumluluğu Bir roman kahramanını düşünelim: Kafka’nın Gregor Samsa’sını ya da Camus’nün Meursault’sunu. İkisi de dünyaya farklı gözlerle bakar. Gregor, bir sabah böceğe dönüşür ama…
2 Yorum